Uzman Pedagog Elda TATLI | Çocuk ve Ergen Psikolog

Panik Atak Hastalık Korkusu: Çocuk ve Ergenlerde Belirtiler, Nedenler ve Ebeveyn Rehberi

Panik atak hastalık korkusu, kişinin vücudunda meydana gelen normal veya kaygıyla ilişkili değişimleri ciddi bir hastalığın belirtisi olarak yorumlamasıyla ortaya çıkabilen yoğun bir endişe durumudur. Özellikle çocukluk döneminin sonlarına doğru ve ergenlikte bedensel değişimlerin daha fazla fark edilmesi, sağlıkla ilgili kaygıların artmasına neden olabilir. Çarpıntı, baş dönmesi, nefes almakta zorlanma, göğüs sıkışması, mide ağrısı veya uyuşma gibi belirtiler yaşayan çocuk ya da ergen, bunları “çok ciddi bir hastalığım var” şeklinde değerlendirebilir.

Panik atak sırasında ortaya çıkan fiziksel belirtiler oldukça gerçek ve rahatsız edicidir. Ancak bu belirtilerin görülmesi tek başına ciddi bir hastalık olduğu anlamına gelmez. Panik ataklar sırasında kalp atışının hızlanması, terleme, titreme, nefes darlığı, baş dönmesi, mide bulantısı ve ölüm korkusu gibi belirtiler görülebilir. Türkiye Psikiyatri Derneği de panik atağı ani başlayan, yoğun korku veya sıkıntı nöbeti olarak tanımlamakta ve çeşitli fiziksel belirtilerin eşlik edebileceğini belirtmektedir.

Bu nedenle panik atak hastalık korkusu yaşayan bir çocuk veya ergenin yalnızca “korkma, bir şeyin yok” denilerek geçiştirilmesi yerine, yaşadığı korkunun anlaşılması ve belirtilerin uygun şekilde değerlendirilmesi önemlidir.

Panik Atak Hastalık Korkusu Nedir?

Panik atak hastalık korkusu, panik sırasında ortaya çıkan bedensel duyumların tehlikeli veya ölümcül bir hastalığın işareti olduğuna inanılmasıyla güçlenebilir. Örneğin çocuğun kalbi hızlı attığında “Kalbimde sorun var” demesi, nefesi hızlandığında “Boğuluyorum” diye düşünmesi veya başı döndüğünde “Bayılacağım ve öleceğim” şeklinde korkması bu döngünün parçaları olabilir.

Panik atağın kendisi genellikle ani başlar ve belirtiler kısa süre içerisinde yoğunlaşır. Çarpıntı, göğüs rahatsızlığı, nefes darlığı, titreme, terleme, baş dönmesi, mide bulantısı, uyuşma ve kontrolü kaybetme ya da ölme korkusu sık görülen belirtiler arasındadır.

Çocuklar yaşadıkları bedensel duyumları anlamlandırmakta zorlanabildiğinden, özellikle küçük yaşlarda “Karnım ağrıyor”, “Kalbim çok hızlı atıyor”, “Nefes alamıyorum” veya “Ölecek miyim?” gibi ifadeler kullanılabilir. Ergenlerde ise hastalık araştırma, vücudu sürekli kontrol etme ve belirtiler hakkında yoğun düşünme daha belirgin hale gelebilir.

Burada önemli olan nokta, her hastalık korkusunun panik atak anlamına gelmediğidir. Benzer belirtiler bazı fiziksel rahatsızlıklarda da ortaya çıkabilir. Bu nedenle özellikle ilk kez ortaya çıkan, şiddetli veya alışılmadık fiziksel belirtilerin bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Panik Atak Hastalık Korkusu Belirtileri Nelerdir?

Panik atak hastalık korkusu yaşayan çocuk veya ergende hem bedensel hem de düşünsel belirtiler görülebilir.

Yaygın belirtiler arasında:

  • Kalbin hızlı veya güçlü attığını hissetme
  • Nefes darlığı veya boğulma hissi
  • Göğüste sıkışma veya rahatsızlık
  • Baş dönmesi ve sersemlik
  • Titreme
  • Terleme
  • Mide bulantısı veya karın rahatsızlığı
  • El, ayak veya yüzde uyuşma ve karıncalanma
  • Üşüme ya da sıcak basması
  • Kontrolünü kaybetme korkusu
  • Bayılma veya ölme korkusu
  • “Ciddi bir hastalığım var” düşüncesi
  • Sürekli vücudunu kontrol etme
  • Hastalık belirtilerini internetten araştırma
  • Doktora veya acil servise gitme konusunda ısrar etme
  • Tekrar panik yaşayacağı konusunda endişelenme

yer alabilir.

Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi, çocuk ve ergenlerde panik atakların beklenmedik yoğun korku ile birlikte çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi ve ölme ya da kontrolü kaybetme korkusu gibi belirtiler oluşturabileceğini belirtmektedir.

Panik Atak Hastalık Korkusu Çocuk ve Ergenlerde Nasıl Görülür?

Panik atak hastalık korkusu çocuklarda her zaman yetişkinlerdeki gibi açık şekilde ifade edilmeyebilir. Küçük bir çocuk “Kalp hastası olmaktan korkuyorum” demek yerine sürekli anne veya babasının yanında bulunmak, bedensel yakınmalardan söz etmek veya okula gitmek istememek gibi davranışlar gösterebilir.

Okul çağındaki çocuklarda sınavlar, sosyal ilişkiler, aile içindeki değişiklikler veya yoğun stres sağlıkla ilgili endişeleri artırabilir. Çocuk “Başım dönüyor, kesin kötü bir şey olacak” diyebilir. Daha sonra yaşadığı baş dönmesini tekrar tekrar kontrol etmeye başlayabilir.

Ergenlik döneminde ise vücuttaki hızlı değişimler nedeniyle bedensel duyumlara yönelik dikkat artabilir. Kalp atışının fark edilmesi, nefes alışverişinin izlenmesi veya baş ağrısının ciddi bir hastalıkla ilişkilendirilmesi kaygıyı artırabilir. Çocuk ve ergenlerde panik bozukluğun özellikle ergenlik döneminde daha sık görülmeye başladığı belirtilmektedir.

Panik Atak Hastalık Korkusu ile Kaygı Arasındaki Döngü

Panik atak hastalık korkusunda bir döngü oluşabilir:

Bedensel duyum → korkutucu düşünce → daha fazla kaygı → belirtilerin artması → daha büyük hastalık korkusu

Örneğin çocuk kalbinin hızlı attığını fark eder. “Kalbimde ciddi bir problem var” diye düşünür. Bu düşünce korkuyu artırır. Korku arttıkça kalp daha hızlı atabilir ve nefes alışverişi değişebilir. Çocuk bu yeni belirtileri de hastalığın kanıtı olarak yorumlayabilir.

Bu döngü dışarıdan bakıldığında oldukça karmaşık görünse de çocuk açısından son derece gerçek ve korkutucudur. Bu nedenle ebeveynin çocuğu küçümsememesi önemlidir.

“Abartıyorsun”, “Hiçbir şeyin yok” veya “Bunu kafanda büyütüyorsun” gibi ifadeler kısa vadede konuyu kapatıyor gibi görünse de çocuğun kendisini anlaşılmamış hissetmesine yol açabilir.

Bunun yerine “Şu anda çok korktuğunu görüyorum. Önce sakinleşelim, sonra ne olduğunu birlikte değerlendirelim” gibi sakin ve güven veren ifadeler kullanılabilir.

Panik Atak Hastalık Korkusu Neden Artar?

Panik atak hastalık korkusu birçok farklı etkenden beslenebilir. Çocuğun veya ergenin daha önce yaşadığı yoğun bir korku, stresli yaşam olayları, sağlıkla ilgili olumsuz deneyimler veya çevresindeki yetişkinlerin hastalık konusunda yoğun kaygı göstermesi etkili olabilir.

Ayrıca uykusuzluk, yoğun stres ve aşırı kafein tüketimi bazı kişilerde panik belirtilerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Sağlık kaynaklarında da kafein, stres ve bazı bedensel durumların panik belirtileriyle ilişkili olabileceği belirtilmektedir.

Panik Atak Hastalık Korkusu ve İnternetten Hastalık Araştırma

Günümüzde çocuk ve ergenler sağlık bilgilerine internet üzerinden kolayca ulaşabilmektedir. Ancak sürekli olarak belirtileri aramak, ciddi hastalıklarla ilgili içerikleri okumak ve kişinin kendisinde aynı belirtileri bulmaya çalışması kaygıyı artırabilir.

Örneğin hafif bir baş ağrısı yaşayan bir ergen internet üzerinden saatlerce hastalık araştırabilir. Karşısına ciddi hastalıklarla ilgili bilgiler çıktıkça endişesi artabilir. Sonrasında baş ağrısını daha fazla fark etmeye başlayabilir. Bu durum kaygının daha da yükselmesine neden olabilir.

Bu nedenle ebeveynlerin çocuğun sağlıkla ilgili internet kullanımını tamamen yasaklamak yerine güvenilir kaynaklara yönlendirmesi ve sürekli belirti kontrolünün neden kaygıyı artırabileceğini yaşına uygun şekilde anlatması daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.

Panik Atak Hastalık Korkusu Okul Yaşamını Etkiler mi?

Evet. Yoğun hastalık korkusu yaşayan çocuk veya ergen, kendisini güvende hissetmediği için okuldan, sosyal etkinliklerden veya spor faaliyetlerinden uzaklaşmaya başlayabilir.

“Okulda kalbim hızlanırsa ne yaparım?”, “Başım dönerse kim yardım edecek?” veya “Evden uzakta hastalanırsam ne olur?” gibi düşünceler kaçınma davranışlarını artırabilir.

Çocuk ve ergenlerde panik belirtilerinin okul çalışmaları, sosyal ilişkiler ve günlük işlevsellik üzerinde etkili olabileceği belirtilmektedir.

Panik Atak Hastalık Korkusu Yaşayan Çocuğa Ebeveyn Nasıl Yaklaşmalı?

Panik atak hastalık korkusu yaşayan çocuğa yaklaşırken ilk hedef, korkuyu küçümsemeden çocuğun kendisini güvende hissetmesine yardımcı olmaktır.

Ebeveyn şu adımları uygulayabilir:

  1. Sakin kalmaya çalışın. Çocuk ebeveynin korkusunu kolaylıkla fark edebilir.
  2. Duyguyu kabul edin. “Korktuğunu anlıyorum” demek çocuğun anlaşılmış hissetmesine yardımcı olur.
  3. Belirtiyi hemen felaketleştirmeyin. Her çarpıntının veya baş dönmesinin ciddi hastalık anlamına gelmediğini yaşına uygun şekilde açıklayın.
  4. Aşırı güvence döngüsünden kaçının. Çocuğun her küçük belirti sonrası tekrar tekrar sağlık kontrolü istemesi kaygıyı sürdürebilir.
  5. Düzenli uyku ve günlük rutine önem verin.
  6. Kafein tüketimini sınırlayın. Özellikle enerji içecekleri ve yüksek kafein içeren ürünler konusunda dikkatli olun.
  7. Okuldan ve sosyal yaşamdan tamamen uzaklaştırmayın.
  8. Belirtileri gözlemleyin. Ne zaman başladığını, ne kadar sürdüğünü ve hangi durumlarda ortaya çıktığını not etmek değerlendirme sürecine yardımcı olabilir.

Bununla birlikte ebeveynin çocuğun yaşadığı belirtilerin tamamını yalnızca kaygıya bağlamaması gerekir. Özellikle ilk kez ortaya çıkan göğüs ağrısı, bayılma, ciddi nefes darlığı veya başka olağandışı fiziksel belirtilerde öncelikle tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

Çocuk ve ergenlerde panik belirtilerinin değerlendirilmesinde aileden alınan bilgiler, çocuğun kendi anlatımı ve gerektiğinde hekim değerlendirmesi birlikte ele alınabilir.

Panik Atak Hastalık Korkusu Ne Zaman Uzman Desteği Gerektirir?

Panik atak hastalık korkusu çocuğun günlük yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme düşünülmelidir.

Özellikle aşağıdaki durumlarda destek almak önemlidir:

  • Çocuk sürekli hasta olduğunu düşünüyorsa
  • Tekrar tekrar sağlık kontrolü istiyorsa
  • İnternette saatlerce hastalık araştırıyorsa
  • Okula gitmek istemiyorsa
  • Evden çıkmaktan kaçınıyorsa
  • Sosyal etkinliklere katılmayı bırakıyorsa
  • Tekrar panik yaşayacağı korkusu günlük yaşamını sınırlıyorsa
  • Uyku düzeni belirgin şekilde bozuluyorsa
  • Korkular nedeniyle aile yaşamı ciddi şekilde etkileniyorsa

Erken değerlendirme, belirtilerin çocuğun eğitim, sosyal ilişkiler ve günlük yaşam üzerindeki etkisinin azaltılması açısından önemlidir. Çocuklarda panik belirtilerinin başka kaygı sorunları veya bazı fiziksel durumlarla birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

Panik Atak Hastalık Korkusu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Panik atak hastalık korkusu ciddi bir hastalık anlamına gelir mi?

Hayır. Panik sırasında görülen çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi ve göğüs rahatsızlığı oldukça korkutucu olabilir ancak bu belirtiler tek başına ciddi bir hastalık bulunduğunu göstermez. Bununla birlikte ilk kez ortaya çıkan veya şiddetli fiziksel belirtilerin tıbbi açıdan değerlendirilmesi önemlidir.

Panik atak hastalık korkusu çocuklarda görülür mü?

Evet. Panik ataklar çocuklarda görülebilir ve ergenlik döneminde daha belirgin hale gelebilir. Çocuklar yaşadıkları korkuyu doğrudan ifade etmek yerine mide ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı veya nefes almakta zorlanma gibi yakınmalarla anlatabilir.

Panik atak hastalık korkusu nasıl anlaşılır?

Çocuğun bedensel belirtileri sürekli ciddi hastalıklarla ilişkilendirmesi, sık sık sağlık kontrolü istemesi, internetten hastalık araştırması, tekrar panik yaşayacağından korkması ve bu nedenle okul veya sosyal yaşamdan kaçınması dikkat edilmesi gereken işaretlerdir.

Panik atak sırasında çocuk ne yapmalı?

Öncelikle güvenli ve sakin bir ortam oluşturulmalıdır. Çocuğun yaşadığı korku küçümsenmemeli, sakin konuşulmalı ve nefes alışverişinin doğal ritmine dönmesine yardımcı olunmalıdır. Şiddetli veya alışılmadık fiziksel belirtiler varsa tıbbi değerlendirme ihmal edilmemelidir.

Panik atak hastalık korkusu geçer mi?

Panik belirtileri ve hastalık korkusu uygun değerlendirme ve destekle önemli ölçüde azalabilir. Çocuğun günlük yaşamının düzenlenmesi, korkularının anlaşılması ve gerektiğinde çocuk ve ergen alanında çalışan uzmanlardan yardım alınması sürece katkı sağlayabilir.

Ebeveyn sürekli “Bir şeyin yok” demeli mi?

Sürekli güvence vermek kısa süreli rahatlama sağlayabilir ancak bazı çocuklarda tekrar tekrar güvence arama davranışının devam etmesine neden olabilir. Bu nedenle çocuğun korkusunu kabul etmek, sakin kalmak ve belirtileri uygun şekilde değerlendirmek daha yararlı bir yaklaşımdır.

Panik atak hastalık korkusu okul başarısını etkiler mi?

Evet. Çocuk okulda panik yaşayacağından veya hastalanacağından korkarak okula gitmekten, sınavlardan ya da sosyal etkinliklerden kaçınabilir. Bu durum zamanla akademik ve sosyal yaşamı etkileyebilir.

Sonuç olarak, panik atak hastalık korkusu çocuk ve ergenlerde oldukça yoğun yaşanabilen bir kaygı döngüsüdür. Çocuğun yaşadığı fiziksel belirtiler gerçek olsa da bunların yorumlanma biçimi korkuyu artırabilir. Ebeveynlerin sakin, anlayışlı ve dengeli yaklaşımı; gerektiğinde çocuk doktoru ve çocuk-ergen ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlardan değerlendirme alınması, sürecin sağlıklı şekilde ele alınmasına yardımcı olabilir.

Share it :